T.C. Sağlık Bakanlığı
İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Kardiyoloji


KARDİYOLOJİK MUAYENE

Kalp hastalıkları, Dünyada ve Türkiye’ de ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Ülkemizde her yıl 190 bin kişi kalp-damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor.  Kalp damar hastalıkları her zaman belirti ve bulgu vermeyebilir. Kalp hastalıklarının ilerlemeden tanısının konulması ve tedavi edilmesi için kardiyolojik check-up çok önemlidir.

KİMLER KARDİYOLOJİK MUYANE YAPTIRMALIDIR?

  • Ailesinde kalp hastalığı olanlar.
  • Ailesinde sebebi bilinmeyen nedenle ani ölüm bulunan kişiler.
  • Sigara ,alkol kullananlar.
  • Şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği olanlar.
  • Fazla kilolu olanlar.
  • Aktif spora başlayacak kişilerin spora başlamadan önce
  • Sağlığını düşünen herkesin kardyolojik muayene yaptırmaları önerilmektedir.

KARDİYOLOJİK MUAYENE NELERİ KAPSAR?

  • Doktor muayenesi
  • Kalp check-up’ı doktor muayenesi ile başlar.
  • Fiziki muayenenin yanında Kalp hastalığı belirtilerine yönelik yakınmalar var mı?
  • Sigara ile alkol tüketimi
  • Obezite, diyabet, hipertansiyon veya ailede kalp hastalığı öyküsünün varlığı gibi risk faktörleri sorgulanır.

ELEKTROKARDİYOGRAFİ (EKG)

  • Ritim bozuklukları,
  • Kalp krizi ( geçirilmiş ya da yeni gelişen kriz),
  • Kalpte beslenme bozuklukları,
  • Yüksek tansiyona bağlı değişiklikler,
  • Kalp kası hastalıkları hakkında bilgiler verir.

EFOR TESTİ

Efor testi; koşu bandı üzerinde ya da bisiklet ile, kalp yükünü giderek artıracak şekilde, belli bir süre ve hızla egzersiz yapılırken EKG ve kan basıncının sürekli takip edilmesi ve belli aralıklarla kayıt altına alınması esasına dayanan bir yöntemdir.

Efor testi en çok kalbi besleyen atardamarlarda darlık veya tıkanıklık olması (koroner yetmezlik) tanısının konulması için uygulanıyor.

Koroner yetersizlik,  hiçbir belirti vermeden gelişebildiği için, şikayeti olsun olmasın 40 yaşın üstünde herkese EFOR TESTİ yapılmalıdır.

RİTİM HOLTER

Ritim holter hastanın, 24-72 saat, üzerinde taşıdığı mobil EKG chazı gibidir.

Ritim holter takan kişiler normal günlük aktivitelerine devam ederler.

Ritim holter;  süreklilik göstermeyen, hastanın günlük aktivitesine ve stres düzeyine bağlı olarak farklı zamanlarda ve kısa süreli olarak ortaya çıkabilen ritim sorunlarında, genellikle kalp hızının düşük olması ya da bazı çarpıntı şekillerinde ortaya çıkan bayılma şikayetlerinde,  kalp ritmi üzerine etkili ilaçların kalbin verdiği yanıtın izlenmesinde fayda sağlıyor.
 
TANSİYON HOLTER

Hastanın normal aktivitelerini sürdürürken, kan basıncını 24 saat veya daha uzun periyotta, belirli zaman aralıklarında ölçebilen taşınabilir elektronik bir tansiyon cihazıdır.

  • Evde kan basıncı ölçümü yapılamadığı durumlarda,
  •  Beyaz önlük hipertansiyonunun araştırılmasında (sadece doktor yanında yükselen kan basıncı),
  • Çeşitli ölçümlerde kan basıncı değerlerinde aşırı değişkenlik olduğunda,
  • Gece uykusu sırasında kan basıncı değerlerinin takip edilmesinde,
  • Şeker hastalığı ve yüksek kolesterol gibi hastalıkların kan basıncına etkisinin değerlendirilmesinde,
  • Uygulanan ilaç tedavisinin takibinde yarar sağlıyor.

EKOKARDİYOGRAFİ

Ekokardiyografi; ultrason dalgaları kullanılarak kalbin iç yapısının ve fonksiyonlarının net olarak görüntülenmesini sağlayan iişlemdir. 

  • Ekokardiyografi, kalp kapak ya da koroner damar hastalığının tanısı, takibi ve uygun tedavinin seçilmesinde,
  • Doğumsal kalp hastalıklarının tanısında,
  • Kalpten çıkan büyük damarların yapısının tespit edilmesinde,
  • Yüksek kan basıncının kalbe etkisinin incelenmesinde,
  • Kalp ameliyatları sırasında kalp kapaklarına yapılacak müdahale şeklinin belirlenmesi amacı ile yapılır.

40 Yaşını Gecen Herkes EKOKARDİYOGRAFİ Yaptırmalıdır!
 

Laboratuvar Tetkikleri:

Açlık Kan Şekeri: Şeker hastalığının tanı ve takibinde kullanılır.

Total Kolestrol - Trigliserid: Bu testler, kan yağlarının düzeylerini gösterirler. Ateroskleroz (damar kireçlenmesi), şeker hastalığı gibi hastalıkların risklerinin saptanmasında ve tedavilerinin izlenmesinde kullanılırlar. HDL iyi huylu, LDL ise kötü huylu kolesterol olarak da tanımlanır.

Kreatinin : Bu test böbrek hastalıkları ve sistemik hastalıkların böbrekleri etkileyip etkilemediğini takip etmeye yarar.

Hemogram: Kansızlık , kanama bozuklukları, kan kanserleri ve infeksiyon hastalıklarının tanısı ve tedavisinin izlenmesinde kullanılan testlerdir.

Kalp Kapak Hastalıkları Nedir?

Kalp içerisinde kanın bulunduğu dört adet odacık bulunmaktadır. Bunlardan ikisi sağ, diğer ikisi sol kalp yarımında bulunmaktadır. Kalbe doku ve organlardan gelen kan ilk önce sağ atriuma(9) gelir ve buradan trikuspit(15) kapak aracılığı ile sağ ventriküle(10) geçer. Sağ ventrikülden pulmoner kapak(17) vasıtasıyla oksijenlenmesi amacıyla akciğerlere geçiş yapar. Oksijenden zenginleşen kan, kalbin sol tarafında bulunan sol atrium(11) bölümüne gelir ve mitral kapaktan(16) geçerek sol ventriküle(13) dökülür. En son olarak kalbin her kasılmasıyla aort kapaktan geçerek vücudumuza gönderilir.

Kapaklar kanın ileri doğru gönderilip geri kaçmasına engel olan yapılardır. Kanın ileri doğru gitmesini engelleyen veya geri kaçmasına neden olan durumlarda ise kalp üzerine yük binmekte, hem kalp hem de kana ihtiyacı olan organlarda sorunlar çıkmaya başlar.

Kapak hastalığına neler neden olur?

- Romatizmal ateş

- İnfektif Endokardit

- Kalp kası hastalıkları (kardiyomiyopati)

- Hipertansiyon

- Mitral Kapak Prolapsusu(MVP): Mitral kapakçıkların kalp hareketleri ile sol atriuma geri kaçmasıdır.

- Fibrokalsifik dejenerasyon

- Kapak anulus genişlemesi (bağ dokusu hastalıkları, aort anevrizmalar, tümörler, bazı ilaçlar)

Kapak hastalıkları belirtileri nelerdir?

- Yorgunluk

- Çarpıntı

- Nefes darlığı

- Bacaklarda şişlik

- Emboli (pıhtı atması)

- Felç

- Ritm problemleri

Kapak hastalıklarının türleri nelerdir?

1. Aort kapak hastalıkları

Aort kapak stenozu (darlık): Romatizmal ateş, ileri yaşa bağlı dejenerasyon, doğumsal bikuspit aort hastalığı(Resimde bikuspid ve normal kapak görülmektedir) en sık görülen nedenlerindendir.

Aort stenozunun tedavisinde uygulanan açık kalp ameliyatında yapısı bozulmuş olan kapağın yerine mekanik (resim 4) veya biyoprotez kapak yerleştirilir. Mekanik kapak kullanımı sonrasında ömür boyu kan sulandırıcı ilaçlar kullanımı gerekmektedir. Aort kapağının yapısının bozuk olduğu kimi durumlarda (hastanın yaşının genç olması, hamilelik beklentisi veya kan sulandırıcı ilaç kullanmasının sakıncalı olduğu durumlar) ise biyoprotez kapak ile replasman veya kommusürotomi uygulanabilir. Aynı seansta kapak ameliyatlarına ek olarak koroner arter bypass işlemleri v.b uygulamalar yapılabilir

Aort kapak yetmezliği: Marfan sendromu gibi bağ dokusu hastalıkları, aort anevrizmaları, travma, kardiyomiyopati gibi hastalıklardan sonra ortaya çıkar. Aort stenozundan farklı olarak kanın kalpten çıkışında kısıtlama olmamakla beraber kalp atımından sonra kanın geriye kaçması söz konusudur. Bu durumda uygulanan cerrahi işlem, stenozda olduğu gibi mekanik veya biyoprotez kapakların takılmasıdır. Ayrıca uygun durumlarda sadece kapak tamiri ve/veya kapak koruma operasyonları da uygulanmaktadır

Stenoz ve yetmezliğin beraber olduğu durumlar: Özellikle romatizmal ateş hastalığından sonra sıklıkla stenoz ve yetmezlik bir arada bulunabilir. Tedavi prosedürleri aort stenozu ve yetmezliğinden farklı değildir.

2. Mitral kapak hastalıkları

Mitral kapak stenozu (darlık): Romatizmal ateş hastalığına bağlı görülen en sık kapak hastalığıdır. Akciğerlerden gelen kanın mitral kapak aracılığı ile kalbin sol atriumundan sol ventriküle geçişinde problem vardır. Buna bağlı olarak nefes darlığı, çarpıntı, ritm problemleri, emboli ve kalp yetmezliği bulguları ortaya çıkabilir. Mitral kapak stenozunun açık kalp ameliyatı ile tedavisinde mekanik ve biyoprotez kapak ile değişimi (replasman) yanında hastanın uzun dönemli kan sulandırıcı kullanmasında sakınca olduğu durumlarda açık/kapalı kommusürotomi ameliyatı yapılabilir.

Mitral kapak yetmezliği: Romatizmal ateş, mitral prolapsus, korda rüptürü, infektif endokardit, iskemi sonrası ortaya çıkabilir. Mitral yetmezliğinde; kapağın tam kapanamaması nedeniyle kanın kalp içerisinde göllenmesi sol ventrikülde yüklenmeye neden olur. Yetmezliğinin nedenine göre aynı mitral stenoz ameliyatlarında olduğu gibi mekanik kapak, biyoprotez kapak ile replasmanı yapılabilir. Aynı şekilde kan sulandırıcı kullanması sakıncalı olan veya mitral kapağın anatomik olarak yapısının sağlam olduğu ancak kapağın kapanmasına engel olan durumlarda (ileri hipertansiyon ile kalp kasında büyüme, korda rüptürü, iskemi vb) mitral kapak tamiri ameliyatı (annuloplasti ameliyatı v.b) uygulanabilir. Tamir esnasında “ring” adı verilen kapak benzeri protezler kullanılır. Mitral kapak prolapsusu ise %1-2 oranında toplumda görülür ve özellikle genç bayanlarda saptanmaktadır. Bu hastalarda ritm problemi çok sık görülür ve nadiren kapak yetmezliğinin ciddi olduğu durumlarda açık kalp operasyonu gerekebilir. Cerrahi uygulama mitral kapak yetmezliği ameliyatında olduğu gibidir.

3. Diğer kapak hastalıkları:

Trikuspid ve pulmoner kapakların hastalıkları çok nadir olarak tek başına bulunmaktadır. Genelde aort ve mitral kapak hastalıklarına eşlik ederler ve tedavi edilirken bu hastalıklarla olan beraberliklerine göre plan yapılmaktadır. Özellikle trikuspit kapağın hastalığı diğer kapak hastalıklarına eşlik eder ve genelde yetmezlik şeklinde görülür. Tedavisinde ring annuloplasti operasyonu yapılabildiği gibi özel dikiş teknikleri ile de yetmezlik düzeltilebilir.

Kapak hastalıklarına eşlik eden diğer kalp hastalıkları nelerdir? Özellikle aort kapak stenozları ile koroner arter hastalığı birlikteliği sıktır. Belli bir yaş grubunu geçen ve kapak hastalığı bulguları veren hastalara koroner arter sistemini değerlendirmek üzere koroner anjiyografi uygulanmaktadır. Koroner arterlerde ciddi darlıkları saptanan hastalarda aynı seansta koroner arter bypass operasyonu da uygulanabilmektedir.

Kalp Yetersizliği Nedir?

Kalp yetersizliği, kalp perfomansının azalması sonucu, kalbin doku ve organlara gerekli ve yeterli kanı gönderememesi sonucu ortaya çıkan klinik bir tablodur.

Kalp yetersizliği herhangi bir yaşta gelişebilir, ancak ilerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Toplumda, 85 yaşta ise %15’e kadar çıkmaktadır. 65 yaş üstü kişilerde en sık hastaneye yatış nedenidir.

KALP YETERSİZLİĞİNDE GÖRÜLEN YAKINMALAR

- Nefes Darlığı

Nefes darlığı, kalp yetersizliğinde en sık görülen en önemli yakınmadır. Hemen hemen kalp yetersizlikli olguların tamamına yakınında gözlenir. Önceleri ağır eforu (örn. merdiven çıkma) takiben ortaya çıkar. Hastalık ilerledikçe daha hafif eforlarda (örn. düz yolda yürümekle) hastayı durup dinlenmek ihtiyacında bırakır

- Çarpıntı

Kalp yetersizliğinin belirtisi olarak çarpıntı, düzenli vurular veya düzensiz vurular şeklinde hissedilebilir. İstirahatte nabızdan bakılan kalp atım sayısı dakikada 90-100 üzerine çıkmışsa çarpıntı yakınmanızın doğru olduğunu düşünebilirsiniz.

- Çabuk Yorulma

Kalp yetersizliği olanlarda başlangıçta ağır aktiviteler sırasında (koşma, merdiven çıkma vb.) hastalık ilerledikçe daha hafif aktiviteler (düz yolda yürüme vb.) ve daha ileri evrede ev içinde günlük aktiviteler sırasında ( bulaşık yıkama, banyo yapma, ev temizliği, giyinme-soyunma vb) ortaya çıkan çabuk yorulma ve bitkin düşme yakınmaları görülür.
Yorgunluk ve bitkinlik, kalbin azalmış pompalama yeteneğine bağlı kas ve dokulara gereğinden az kan ulaşması sonucu oluşur.

- Ayak veya Bacak Şişliği

Ayak ve bacak şişliği, vücutta sıvı birikmesi sonucu gelişir. Bu kalp yetersizliğinin kötüleştiğine ilişkin belirti olabilir. Ayaklarda şişlik oluştukça, günlük giyilen ayakkabılar daha dar gelmeye başlar. Bacaklarda oluşan şişlik parmakla basılınca bir süre için iz bırakır. Yer çekiminin etkisiyle, günün ilerleyen saatlerinde ayak ve bacaklardaki şişlik artar. Uzanma veya dinlenme sonrası genellikle şişlik azalır.

- Karında Şişlik veya Ağrı

Karnın üst bölgesinde (mide bölgesi) ağrı veya şişkinlik, vücutta sıvı toplanmasına bağlı olarak gelişebilir.

- Hızlı Kilo Alımı

Eğer kalp yetersizliği sıvı birikmesine neden oluyorsa hızlı bir kilo artışı söz konusu olabilir.
Günlük sabah idrarından sonra bakılan kilo takibi önemlidir. Eğer birkaç gün içinde 2 kilodan fazla kilo artışı varsa doktorunuza veya hemşirenize haber vermelisiniz.

- Öksürük

Kalp yetersizliğine bağlı inatçı öksürük ve hırıltı görülebilir. Hırıltı, astımlı hastalardakine benzer olsa da, kalp yetersizliğinde sebep farklıdır. Özellikle gece uyuduktan bir süre sonra başlayan ve hastayı uyandıran öksürük kalp yetersizliğinde nefes darlığı eşdeğeri kabul edilir. Kalp yetersizliği olan kişiler, bazen, öksürükle beraber hafifçe kanla boyanmış sümüksü, kalın balgam çıkarabilirler.

- Baş Dönmesi,  Dikkat Kaybı, Bayılma, Sersemlik

Kalp yetersizliği olanlarda baygınlık hissi, sersemlik ve baş dönmesi gibi şikâyetler, beyine giden azalmış kan akımına bağlıdır. Bayılma ani bilinç kaybıdır ve beyine kan akımının ciddi şekilde azaldığı anlamına gelir. 


- Göğüs Ağrısı

Kalp yetersizliği bulunan olguların 2/3’üne kalp damar hastalığı eşlik ettiğinden, kalp damar hastalığına bağlı göğüs ağrısı sık karşılaşılan yakınmalar arasında bulunur. Bu tip olgularda göğüs ağrısı genellikle göğüs üzerinde hissedilmekle birlikte alt çene ile göbek arasında herhangi bir bölgede de hissedilebilir.

- İştah Kaybı/Bulantı

Kalp yetersizliğinde iştah kaybı veya bulantı yakınmaları bulunabilir. Bazı hastalarda çok az yemelerine rağmen, çabuk doyma veya midede şişkinlik hissi görülebilir. Bu yakınmalara karın ağrısı ve karında gerginlik hissi eşlik edebilir.

Yakınmalar- Özet

Aşağıdaki durumlardan herhangi biri mevcutsa bir doktora danışmanız önerilmektedir. 

- Nefes darlığı

      Basit aktiviteler veya merdiven çıkmakla nefes darlığı

      İstirahatte veya düz yatarken gelişen nefes darlığı

      Gece uykudan nefes darlığı ile uyanma

      Uyuyabilmek için yastık sayısını artırma ihtiyacı duyma

- Halsizlik- yorgunluk

      Çabuk yorulma

      Ayaklarda, ayak bileğinde veya bacaklarda şişme (ödem)

      Genel yorgunluk hali

- Öksürük

      Sık sık öksürme

      Kanla boyanmış, sümüksü kalın balgam çıkarma

KALP YETERSİZLİĞİNDE TANI

Kalp yetersizliği tanısı sadece bir hekim tarafından konulabilir. Klinik hikayeniz ve yakınmalarınız ışığında yapılacak bir muayene sonucu kalp yetersizliği olasılığınız ortaya konacaktır. Doktorlar tanıyı doğrulamak için genellikle bir takım testler isterler. Bu testlerin çoğu basit ve acısızdır. Bu testlerden en sık kullanılanı ekokardiyogram’’ (kalp ultrasonu)’’dır. Kalbin ekokardiyografik incelemesi ile kalp boşlukları, kalp duvarları ve kalp kapakları hakkında bilgi edinilebilir ve kalbin pompalama gücü doğrudan ölçülebilir.

KALP YETERSİZLİĞİNDE TEDAVİ

Kalp yetersizliği tedavisinde erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Günümüzde hekim-hasta işbirliği ile pek çok kalp yetersizliği hastası normal günlük yaşamlarını devam ettirebilmektedir. Eğer kalp yetersizliği tanısı almışsanız hekiminiz tarafından size bir takım ilaçlar başlanacak ve yaşam tarzınızı hastalığınızın gerektirdiği şekilde değiştirmeniz önerilecektir.

Kalp Yetersizliği Hastasının Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Kalp yetersizliği kronik hastalıktır ve ömür boyu tedavi gerektirir. Kalp yetersizliği hastasının, doktorun verdiği ilaçları düzenli kullanmanın yanı sıra tedaviden en fazla yararı görmesi, klinik tabloda ortaya çıkabilecek kötüleşmelerin önüne geçilmesi ve hastalığın ilerlemesine engel olunması için aşağıda sıralanan yaşam biçimi değişikliklerine uyum sağlaması gerekmektedir.

1.Vücut ağırlığını takip etme

Kalp yetersizliği bulunan hastaların, mümkünse her gün aynı saatte (sabah tuvalete gittikten sonra) aynı tartı ile vücut kilosunu ölçerek kaydetmeleri ve birkaç gün içinde oluşabilecek ani kilo artışlarını doktora bildirmeleri önerilmektedir.

2. Tuz tüketiminin kısıtlanması

Tuz alımının kısıtlanması kalp yetersizliği olan hastalar için en önemli yaşam tarzı değişikliklerinden birini oluşturur.

3. Sıvı alımının kontrolü

Tek başına tuz alımı fazlalığı vücutta sıvı tutulumuna neden olabileceği gibi tek başına alınan sıvı miktarının fazla olması da vücut sıvı miktarını arttırıp kalp yetersizliği tablosunu kötüleştirebilir.

4.Alkol alımının kısıtlanması

Az miktarda alkol tüketiminin koroner arter hastalığını önlemede yararlı olduğu söylense de, kalp yetersizliği durumunda aşırı alkol tüketimi kısa dönemde kalp atım sayısı ve kan basıncını arttırarak ve uzun dönem kullanımında kalp performasının daha da azalmasına yol açarak zararlı olur. Alkol alımı tamamen kesilmelidir.


5. Diyette potasyum alımının düzenlenmesi


6. Yağ ve kolesterol alımının azaltılması

7. Kalp yetersizliğinde aktivite ve egzersiz

Kalp yetersizliği bulunan olguların, günlük aktivitelerini belirgin şekilde kısıtlaması, evde hareketsiz bir yaşam tarzına bağlanmaları istenen bir durum değildir. Araştırmalar kalp yetersizlikli olguların hafif düzeyde ve doktorun önerdiği biçimde yapacağı düzenli egzersiz aktivitelerin yaşam kalitesini arttırdığını ve kişilerin performansını koruduğunu göstermektedir.


9. Sigara’nın bırakılması

Sigara dumanındaki karbon monoksit, kanın oksijen taşıma kabiliyetini azaltır. Böylece kalp vücuda yeterli oksijen sağlamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Sigara içimi aynı zamanda kan damarlarında yağ artıklarının birikmesine katkıda bulunarak damarların daralmasına ve kalp damar hastalığı olanlarda da kalp krizinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Sigara içildiği sırada kalp damarları da dahil olmak üzere tüm vücut damarlarında belirli bir düzeyde büzülme/spazm meydana gelir, kalp hızı artar ve kan basıncında yükselme eğilimi ortaya çıkar. Buna bağlı kalp yetersizliği belirtileri ağırlaşabilir. Bu nedenle sigara bağımlılarının sigarayı bırakması, bunun için gerekirse destek tedavileri alması ve sigara içilen ortamlardan, pasif sigara içiciliğiden uzak durması gereklidir.